31 Temmuz 2010 Cumartesi

ASB AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ: ERA101 ERASMUS'A GİRİŞ (INTRODUCTION TO ERASMUS)

Ablog Sublog Blog Açıköğretim Fakültesi yepyeni bir dersle tekrar karşınızda sevgili öğrenciler. Derslere verdiğimiz uzun arada, umarım kişisel gelişiminiz için yemek yemek ve süt içmekten daha fazlasını yapmışınızdır diyerek hemen dersimize geçiyorum. Ayrıca evet, ben o sınıfa girer girmez hal hatır sormadan direkt derse başlayan o iğrenç hoca profilini çizmek istedim bugün.

Sevgili öğrenciler, bugünkü dersimiz başlığımızdan anlaşılacağı üzere Erasmus ile ilgili. Gitmeyi düşünen veya giden arkadaşlarının, gitmeden öncesine nazaran yokoluşlarına şahit olup buna bir anlam veremeyen öğrencilerimin dikkatle ve kendi aralarında konuşmadan takip etmeleri gereken son derece önemli bir ders ERA101. Dikkatiniz ve konsantrasyonunuz dağılmadan hemen dersimize geçelim dilerseniz.

Erasmusun ne olduğunu çok kısa geçeceğim sevgili öğrenciler çünkü daha çok Erasmusa giden öğrencilerin ve yakınlarının psikolojisine değinmek istiyorum. Müfredatta olmasa da böyle yapacağım bu da benim kendi stilim diyerek aradan sıyrılıyorum.

Erasmus, yükseköğretim kurumlarının karşılıklı olarak ilişkilerini geliştirmeye yönelik bir işbirliği, efendim bir teşvik ya da türevi bir durumdur. Global iş alanlarında öğrencilere özgüven aşılamak, yüksek öğretim kurumları arasında ortak projelere imza atmak falan filan, artık hayal edin işte gerisini. Buna istinaden Avrupa Birliğine üye olan veya üye olmaya aday ülkeler arasında öğreciler değiştirilir de değiştirilir.

"Erasmus kelimesi ne anlama geliyor?" derseniz de hümanist bir düşünür olan Desiderius Erasmus'un Erasmus'undan gelmekedir, çok detaya inmeyeceğim, gerektiği yerde kullanır ortamdaki kızlara veya erkeklere "ulaşılmazım mesajı" verebilirsiniz sevgili öğrenciler.

Üniversitedeki ortalamanız 2.5'un üstünde olup, gitmek istediğiniz ülkenin diline az da olsa hakim olduğunuzu kanıtlayıp, alttan ders bırakmamış bir şekilde üniversitelerinizdeki BAP(Bilimsel Araştırma Projeleri) ofislerini de kafaladınız mı, ver elini Avrupa şeklinde özetleyebiliriz Erasmusu ki bence çok güzel bi özet oldu, hocalığımda altın çağımı yaşıyorum zannedersem.

Erasmusun türk öğrenciler içerisinde yarattığı etkiler ise bu dersimizin asıl başladığı noktadır sevgili öğrenciler. Genelde yurt dışına bireysel olarak çıkıp aylarca orada ikamet edecek kadar parası olmayan öğrencilerin rağbet ettiği Erasmus,ne yazık ki yurtdışındaki öğrenciler için ifade ettiklerini türk öğrenciler için ifade etmemektedir. Erkek öğrenciler için özgürce alkol alıp karı-kız peşinde koşabilecekleri, kız öğrenciler için de aileden yüzlerce kilometre ötede delice özgürlüklerini yaşayabilecekleri "anne ben birey oldum hölölöy" temalı bir programdır. (Erasmus'tan döndükten sonra bekaret testine tabi tutulan bile duydum Allah muhafaza, evlerden ırak, şeytan kulağına kurşun, ayet el kürsü. )

Bu bağlamda Erasmus programıyla yurtdışına çıkan arkadaşlarınızın arkasından el sallamak, onların bir daha asla eskisi gibi olamayacaklarınız özümsemek de en doğrusu olacaktır sevgili öğrenciler. Çünkü onlar artık "Avrupa'nın gördüğü ve geçirdiği" birer türk gencidir.

Sanal paylaşım ortamlarını yüzlerce fotoyla ve gittikleri ülkenin dilinde yazdıkları türlü türlü yazılarla dolduracaklardır korkmayın. Misal bir makarna yemeye gittiklerinde en az 20 foto çekmektedirler. Çünkü Erasmus'ta foto adeta farzdır programa dahil olanlar için. Gittikleri her yerin yaptıkları herşeyin fotoğrafını çeker, sanal paylaşım sitelerinin server'larını zor durumda bırakırlar. Siz de içinizden "ulan biz de burda makarna yiyoruz a.q. resmini çekip kokuyor muyuz?" şeklinde başlayan sanal krizler geçirirsiniz. O yüzden mümkünse Erasmus'a giden arkadaşlarınızın paylaşımlarını gizleyin veya yatmadan önce namaz kılın, çok iyi gelir.

Bir diğer husus çektikleri fotoğraflarda son derece eğleniyoruz imajı yaratmaya çalışmalarıdır. Senelerdir tanıdığınız ve sosyal hayatta "hiç bir numarasını" görmediğiniz arkadaşlarınızın bu fotolarda çılgınca eğlendiği imajı vermeye çalışmasına emin olun ki bir anlam veremeyip tek bir noktaya boş boş bakacaksınız, endişelenmeyin ilk başlarda bende de oldu, tuzlu ayran içtim geçti. Ağız açma olsun, öpücük olsun, değişik el ve ayak koordinasyonları olsun, enteresan aksesuarlar olsun Erasmus öğrencisinin fotolardaki en büyük silahlarıdır. Oturdukları veya takıldıkları mekanlarda etrafa bakıp birbirleriyle en fazla 4-5 cümle konuşan "global öğrenciler" iş foto çekimine gelince teletabiler gibi sarılıp birbirinden değişik hal ve hareketler içerisine girerek, "çılgın mıyız neyiz biz ya inan Allah'a inanılmaz eğleniyoruz" dokunusu işlerler.

İstisnalar dışında, akademik anlamda gittikleri ülkede katiyen başarı gösteremeyen türk Erasmus'cular, yeyip içip sıçmada ise başı çekmektedirler. Görmemişliğin verdiği haliyeti ruhiyeyle, gittikleri sokakların bile adını paylaşanına rastladığımız Erasmus'cular döndüklerinde ise "Avrupa'da mürebbiyelerce büyütülen Filiz Akın modunu" uzun süre üzerlerinden atamaz, türk eğitim sistemine ayak uyduramazlar. "Ya senin kanka noldu ya görüşmüyor musunuz?" şeklinde bir soruya, "Sorma ya Erasmus'dan geldi, ne yazık ki kaybettik" yanıtını veren yurdum insanımızın sayısı giderek artmakta ve tehlike çanları giderek daha yüksek desibellerde çalmakta sevgili öğrenciler.

Dönüşlerinden 1 ay sonra, gitmeden öncesine nazaranki davranışlarına dönme sürecinde en ufak düzelme görülmemiş türk Erasmus öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada, öğrencilerin %96 sında obsesif, %88'inde şizoid ve (bu rakama dikkat edin) %99 unda ise narsistik kişilik bozukluğu gözlemlenmektedir ki bu gerçekten çok vahim ve basuru tetikleyen bir durumdur.

Sonuç olarak sevgili öğrenciler Erasmus programına dahil olmadan önce bu dersimizde işlediğimiz konuları kesinlikle göz ardı etmeyin. "Aman, bana birşey olmaz deyip, kendinizi ateşlere atmayın." Okulu bitirip çalışmaya başlayın, aslanlar gibi koyun cebinize paranızı gidin istediğiniz ülkede istediğiniz kadar kalın, psikolojiniz de yanınıza kar kalsın.

Allah hepimizi Erasmus'a gitmiş kısmetlerden korusun diyerek, yer yer islami anlayışa yer verdiğimi fark ettiğim bu fetosala (Fetollah Gömen) doğru parabolik hareket yapan dersimizi burada noktalıyor tenefüse çıkmanıza izin veriyorum sevgili öğrenciler. Bir dahaki dersimizde görüşmek üzere hoşçakalın, bugün öğrendiklerinizi evde tekrar etmeyi de ihmal etmeyin belki bir sonraki ders quiz yaparım.

1 yorum:

  1. Önce bir soru sormak istiyorum. Erasmus'a gittin mi? Devamı sorunun cevabına göre gelecektir.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails