7 Mart 2010 Pazar

MISS TURKEY, KADIN VE İ.T.Ü. MAKİNA FAKÜLTESİ

















Sevgili okurlarım hepinize merhabalar. Bugün, yazının başlığında da okuduğunuz, birbirinden bağımsız gibi görünen bir takım öğelerin aslında nasıl bir ilişki içerisinde olduklarına tanık olacaksınız. Hele ki La Fontaine'sel bir yaklaşımla fakültenin ortabahçesindeki kediyi konuştursam neler der neler de, o kısmı başka bir zamana bırakıp yazıya nüfuz etmek daha iyi olacak sanırım.

Makina fakültesi erkekleri olarak irili ufaklı çemberler kurup sigara-kahve-çay- abur cubur dötgeninde kaybolma aktivitesini icra etmediğimiz bir gün neredeyse yok gibi sevgili okurlarım. Bu dairelerde neler döner neler anlatsam bloglara sığmaz. Bugün deyineceğimiz konu ise içerisinden sadece ve sadece birisi olan "Makina fakültesi erkeğinin eleştirisel bakış açısının kadın bedeni üzerindeki tarifsiz dansı".

Ortabahçe popülasyonun %5 ini oluşturan kadın nüfusu, bu tür üstdüzey bir eleştirisel yaklaşımdan haberdar olsaydı eminim herşey çok farklı olmakla kalmaz hem göze hem gönüle hitap eden, "edalı işveli makina güzelleri"ne dönüşürlerdi. Onlar ise bütün gün futbol, uçkur ve akademik ortalama konularıyla dönen daireler tarafından hunharca kesildiklerini düşünmekteler, çok yazık.

Bu dairelerin iç dünyasına inersek, bünyelerinde bir bayan bulunmadığı durumlarda, moda eleştirmenleri, estetik uzmanları, yazılı-görsel düşünürler ve beden dili uzmanlarıyla doludur. Göz yoluyla kapsadıkları alanlarına herhangi bir dişi girişiyle, uzmanlarımız sesli düşünmeye ve etrafındaki diğer uzmanlarla fikir alışverişi yapmaya başlarlar. Dişimizin kısa boyuna rağmen giydiği ve dizinin üstüne kadar gelen çizmelerinden tutun da, etek boyunun ele verdiği karakteristik özelliklerine kadar birçok konuda fikir beyan ederler. Optimum güzelliğe ulaşmadaki gayretlerinin her ne kadar sonuçsuz kalacağını bilseler de, dişilerin her türlü olumlu hareketleri ve kendini geliştirmeye yönelik hamleleri onlarda derin bir mutluluk yaratır. Oje-saç rengi, saç stili, epilasyon, makyaj, çorap seçimi, adab-ı muaşeret, yürüyüş, bakış, oturuş-kalkış gibi birçok öğe onlar için mükemmeliğe giden yolda küçük birer adımdır.

Fakülteye adım attıkları ilk günden itibaren bu daireler içerisinde yer alan erkek bireyler, 3 senelik tecrübelerinden sonra artık birer Miss Turkey jürisi kıvamına gelmişlerdir. Kadın vücuduna ve modasına hakimlikleri parmak ısırtacak cinstendir. Fakültedeki kız sayısının azlığından dolayı, herhangi bir dişinin ayağının takılıp düşmesi sonucu oluşan görsel durum anında, içlerinden son derece hayvani ve içgüdüsel bir takım hareketler geçse de, kendi aralarında dile getirmekten çekinmez, anlık kalite kaybından sonra eleştirilerine kaldıkları yerden devam ederler.

Bir dişiden hoşlanmaları durumunda bunu diğer eleştirmenlere açarak fikirlerini almakta hiç ama hiç gecikmezler. "Oğlum kızın eteğini görmüyor musun motor lan bu kız", "hiç makyaj yapmamış demek ki erkek arkadaşı yok", "şu yürüyüşe bak ya, orta ölçekli bir ülkenin prensesi lan bu", "kimseyi kesmiyor oğlum o kız, g.tü kalkmış onun", "kolları çok kıllı kanka, yazın çekilmez o kız, kimbilir diğer yerleri nasıldır", "demin hademenin elleri doluyken ona kapıyı açtı, temiz kalpli bir kız", "tam çocuklarının anası olacak kız ya çok efendi", "salsa kursunda gördüm ben o kızı dostum, bir body giymişti aklın durur, yaramaz hiç bulaşma", "kotundan g-stringi gözüküyor adamım, evde aletli cimnastik yapacaksanız birşey diyemem" gibi bir takım seviyeli-seviyesiz eleştirilere maruz kalsalar da diğer takım arkadaşlarının eleştirileri onlar için çok önemlidir.

Bu yüzdendir ki bu dairelerde birbirinden başarılı eleştirilere imza atan bu erkekler benim nezlimde Miss Turkey jüriliği açısından biçilmiş birer kaftandırlar. Dişilerin bacak boylarndan hoşlandıkları müziği, kot markasından sevdiği alkollü içeceği tahmin edebilme düzeyine erişmiş bu güzide insanları değerlendirmekte büyük fayda var diyebilirim. Şüphesiz ki bu birikime sahip olmak kolay iş değil. Heleki mukavemet, makina elemanları, termodinamik, ısı iletimi, imal usulleri gibi dersler varken başınızda. Benden söylemesi yetkililerden değerlendirmesi. Hepinizin gözlerinden öper hayata eleştirisel gözlerle bakmanızı temenni ederim sevgili okurlarım. Au revoir...

*Yazının kapak resmindeki fotoğrafını kullanmama izin verdiğinden dolayı, fakültemizin Moda Tasarımı bölümünde okuyan arkadaşım Ece AKPULAT'a teşekkür ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails