21 Şubat 2010 Pazar

Nostalji Kuşağı Episode IV: TASO
















Sevgili okurlarım hepinize merhabalar. Bana kızdığınızın farkındayım ama ne yazık ki uzunca bir süre Ablog Sublog Blog'da sizlerle buluşma baabında elimden birşey gelmedi. Sakın ha başka yerlere yazdığımı düşünmeyiniz, ağzıma su alır yüzünüze püskürtürüm. İpucu hususunda sizlerle şu kadarını paylaşabilirim ki bir süreliğine hayatı yine "ciddiye" aldım ve yine "sana sevdanın yolları, bana ninja yıldızları" konseptiyle sonuçlandı. Döşüm(göğüs bölgesi) kanayadursun, koşa koşa siz sevgili okurlarıma geldim ki bir nebze olsun pansuman yapın şu gönül yarama.

Bu kısa ve samimi bilgilendirme amaçlı acıtasyondan sonra gelelim asıl mevzumuz olan, 90 lı yılları çifte kasıp kavrulmuş hale getiren insanüstü bir tasarım harikası olan zımbırtı "taso" ya. Uzay Gıda'nın hayatımıza sokmuş olduğu bu cisimler, bir zamanların çocukları ve hatta benim gibi büyümeyi reddeden bünyeleri için para birimiydi adeta. Çıktığı gün itibariyle hayatı felç etmeye başlayan ve "bu insan icadı olamaz, bunu kesin mısır piramitleri tadında uzaylılar getirip cipslere koymuştur, sonrasında da gıda firmasının adına Uzay Gıda demişlerdir" diye düşündüğüm tasolar, şu andaki birçok yetişkini de kumarın cazibesiyle tanıştırmıştır demekten kendimi alamayacağım. Tasoyla birlikte altı yakılan birçok ocak, kıbrısta rulet başında sönmektedir, ne acıdır.

Üzerinde Looney Tunes karakterlerinin olduğu tasolar çıktıktan kısa bir süre sonra, süper tasolar ve mega tasolar peydahlanmıştır piyasaya. Süper tasolar 2 normal taso, mega tasolar ise 5 normal taso değerindeydiler ve renkleri de diğerlerinden farklıydı(mega pembeydi yanlış hatırlamıyorsam). Yediğim cipsten bazen 2 süper veya 2 mega taso çıkardı ki sevgili okurlar, size yemin ediyorum sonrasında neler neler oldu sevindim, yerini tutmadı, tutamaz.

Bakkallarla olan ikili ilişkilerimizde tavan yaptığımız bu zaman diliminde, içerisinde taso olmayan bir cips satın alınması durumu, geceleri bizleri yataktan ter içerisinde uyandıracak derecede bir kabustu adeta. O yüzden, cipsi satın almadan evvel bakkal amcaya yakalanmadan mıncık mıncık edip, cips geometrisine uygun olmayan o geometriyi el yordamıyla hissetmek farzların en güzeliydi. Ruffles, en az rağbet edilen cipsti çünkü taso geometrisine en yakın geometri ondaydı ve bizleri taso taraması esnasında hunharca kandırıyordu. Cheetos ve Tombi ise en çok rağbet edilen ürünlerdi, hatta fıstıklı tombiden nedense en zor çıkan, ender sayıdaki tasolardan çıkıyordu, hiç unutmam. Yağlı ellerle, tasoları rakiple beraber üstüste dizip yazı turadan sonra değişik teknikler kullanarak diğerlerinin üzerine fırlatıp ters çevirmek nedir, yaşayan bilir sevgili okurlarım. En alta yamuk bir taso koyup tek vuruşla hepsini ters çevirip sahip olmak da yaptığımız ilk pislikler arasında yer alır(taso oynadığım herkesle helalleştim).

Öğretmenlerin yakaladığı yerde alıp kırdığı, birçok arkadaşlığın başlamasına ve bitmesine neden olan, ve ortaokul yıllarındaki erkeklerin hormonal gelişimine paralel yaptıkları cinsel faaliyetleri(merdiven altında bekleme, okula porno dergi getirme, otobüste fortladığı kızı anlatma vs.) bile frenlemeyi başarabilmiş bu zımbırtılar, kronolojik olarak lise dönemimde, dünyadaki Pokemon fırtınasına tutulup şekil değiştirmişlerdir. Artık en sevdiğim taso tazmanya canavarlı olan değil üzerinde snorlax olandır. Şu an itibariyle hala daha bendedir o snorlax tasosu, arada çıkarır bakar akabinde hemen yerine koyarım, bir yerine birşey olmasın diye.

Dünyadaki gelmiş geçmiş en iyi pazarlama tekniklerinden biri olduğunu düşündüğüm cipslere taso koyma yakın zamana kadar devam etse de ne yazık ki internet denen zımbırtıya yenik düşmüştür sevgili okurlarım. Bizleri zamanında muhtelif gazoz ve sarı renkli sırmakeş suyu kapaklarıyla oynamaktan uzaklaştırarak birçok genci tetanoz olmaktan kurtaran tasolar kalbimizdeki yerini daha uzunca bir süre muhafaza edeceğe benzer. Gerçi tekrar pokemonlu tasolar verilmeye başlansa, eminim benim gibi birçok "geri"zekalı okurum gidip hepberaber cipsleri kucaklayacağız.

Sevdiği kıza en sevdiği tasosunu verenler mi dersiniz(ben olsam ben de öyle yapardım ama neyseki ben biraz geç! sevdim de snorlax hala bende), okula çantası yerine taso torbası ile birlikte gelenler mi dersiniz, taso çeteleri mi dersiniz(taso haracına bağlayan), taso yatırımı yapanlar mı dersiniz(oğlum bu tasodan kimsede yok, biraz bekleteyim en az 10 taso eder sonra bu) ne derseniz deyin "taso candır"sevgili okurlarım. Bu yazıda kendinden birşeyler bulan ve kah üzülüp kah sevinen okurlarımın gözlerinden öper, sırtlarını sıvazlar, omuzlarına başımı yaslarım. Hepinizi seviyorum(bu aralar biraz hassasım idare edin) benim güzel okurlarım, en esen siz kalın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails