1 Ocak 2010 Cuma

Vİ VİŞ YU E MERİ KRİSTMIS

















Sevgili okurlarım , siz de takdir edersiniz ki gerekli yeni yıl yazısını yazmanın vaktidir. Nereden başlayacağıma tam karar vermiş değilim ama, öncelikle her sene olduğu gibi,Taksim'de g.tü başı ellenen ya da fortlanan analarımız ve bacılarımız için hepinizi 31 saniye saygı duruşuna davet ediyorum.Bittiyse başlayalım.

Şimdi efendim, sabahleyin bankamatik makbuzlarında, defterlerin ve dilekçelerin sağ üst köşelerinde, cep telefonlarının ekran koruyucularında ve digital saatlerin ekranlarında 2009 yerine 2010 yazacağı için anüsümüz yırtılana kadar kendimizi parçalamak niyedir, senelerdir anlamam, anlayamam sevgili okurlarım. İnsan kendini "yok yere" birkaç saat içerisinde maddi-manevi nasıl bu kadar yıpratır bilemedim, bilemem. Hele hele "Hz. İsa kendisinin doğum gününde neler yapmamızı isterdi?", oraya hiç girmiyorum okaliptüs yapraklarım.

Asgari ücretin son zamla 577tl ye yükseldiği ve yılbaşı ağacının tam üzerine oturduğumuz "üç tam bir bölü ikinci dünya ülkesi" olan Türkiye'mizde yılbaşı akşamı harcanan meblağlar Afrika kıtasındaki insanları bırak, o insanların kanını emen sineklerin bile hayli hayli doymasına yeter, demekten de alamayacağım kendimi.

Hayatımın 4/3 ünü eğlenmekle geçiren bir insan olmamın objektifliğimi kaybettirmesine engel olamayacağı bir zaman diliminde bu yazıyı yazma gayretimi de takdir etmenizi istiyorum. Neler neler oldu da eğlendim ama, sebep olarak "tarih değişikliğini" hiç bir zaman eğlence başlangıcı olarak almamışımdır, bu yönden de gurur duyarım bünyemle. 4 senede bir, 29 Şubat'ta neden çılgınlar gibi eğlenmiyoruz o zaman, sorarım sizlere? Hem o 4 senede bir daha da "kıymetli".

Yılbaşı ve sevgililer-anneler-babalar-nineler-görümceler-baldızlar günleri neden kutlanır sevgili okurlar, neden? Kapitalizm, eğlence zamanlarımızı ve ailevi değerlerimizi bu kadar kurcalar hale mi gelmiştir, belirli gün ve haftalara mı sokmuştur, bu ne b.k yemektir, zor seviye sudokularım. Oley be "yıl hanesi" değişiyor, haydi dansa, yemeğe, içmeye,s.çmaya... Annemizi ve sevgilimizi zaten normalde sevmiyoruz, en iyisi bir gün ayarlayalım da dünyaca o gün sevelim, onlar da anlasınlar sevdiğimizi... Valla böyle düşünen okurlarım varsa g.tümü yesinler, sevgili okurlarım. Bu ara bayağı bir büyüttüm de, fazla sayıda okura da yeter de artar bile kediye köpeğe veririz.

Noel babalık görevini üstlenen "apaçi"ler ise herşey bir yana görülmeye değer. Adamın açlıktan ve baliden vücudu solucan gibi olmuş, giydirmişler noel baba kostümünü salmışlar istiklale.Ho ho ho'layınca tarifsiz ağız ve bali kokularına gark olan minik çocukların dehşet dakikaları...Bu adamlara günlük 10tl verip çalıştırdığınız için sizleri Allah'a virman ediyorum işverenler,artık kabul eder mi bilemiyorum.

Kırmızı don satanlara da geliyorum hiç korkmayın. Vitrini bıraktım, sokağın ortasında kırmızı don satanları, "30 gün, 35 derece hava sıcaklığında değiştirilmeden giyilmiş kırmızı don havuzunda" 3 gece bekletmek istiyorum sevgili okurlarım. Pamuk gibi olurlar valla, tadlarından yenmezler. Kırmızı donla milli piyango çekilişi izleyenler mi dersin, "iktidarı elinden gitmiş" amcaların "kırmızı don şans getirir bir de böyle deneyelim" demelerini mi dinlersin, kırmızı donun hayatlarını değiştirebileceğine inanan uzay boşluğundaki insanları mı öpersin, hiçbirini yapamadım kurudum kaldım, ceviz içlerim.

Hindi ile iştigal edenlere geldi şimdi de sıra. Hiç sevmediği halde "adettir" başlığı altında hindi pişirenler bizden değildir canlarım. 365 gün orada duran hindi, 31 aralık haftası birden kümese girerek "süper hindi" ye dönüşür, lezzeti ve fiyatı 2 kat artar. Yahu türk mutfağında hindinin işi ne güzel kardeşim? Şu batının ne kadar s.kko adeti varsa, anında hafızaya alıyoruz ya. Adamlar marsta araba yürütüyor su var mı diye, onu hiç takan yok, yılbaşında hindi mi yiyorlar o zaman biz de yiyelim diyen, her mahallede %20! İnternette "Yılbaşı için yemek tarifleri" araması tavan yapıyor, ne Freud'u arayan var ne Marx'ı.

Velhasıl sevgili okurlarım 2010'da da 2009 daki gibi hiç bir b.k olmayacak. 31 aralık 2010'da yine taksimde analar bacılar fortlanacak, apaçiler noel baba olacak, hindi pişirilip çılgınca g.t baş sallanacak. Aldığınız maaş bir b.ka yetmeyecek, hayallerinizden ve optimistliğinizden bir adım daha uzaklaşacaksınız falan filan...He şimdi gider sevgili bulursunuz, iş bulursunuz, piyango vurur, bunları da tarihe bağlamayın, kendi başarınızdır, kısmettir, doğa anadır, tartışılır. Herşey bir yana yeni yılınızı "tebrik" eder, helal olsun bu ülkede bir sene daha ölmeden dayanabildiniz der, alnınızdan öperim. Bu arada yerli malı haftası kapsamında indirime giden Bambi'ye(fast-food'çu) de buradan büyük bir alkış. Her ne kadar kaşarlı dönerli dürümde indirime gitmese de olsun zararı yok. Son olarak güç sizinle olsun sevgili okurlarım!

2 yorum:

  1. kardesim anlından vakumluyorum senı :)))) vallaha sonuna kadar hak verıyom sana bıde olm senı yemısler gecende bambıde saat gece 2 cıvarlarında kasarlı donerlı durum yedım yarı fıyatına obbbaaarakkk :p

    YanıtlaSil
  2. utanmıyosun adamım:D kim verdiyse bana bu bilgiyi alla bin belasını wersin demekten de geri kalmıyorum...

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails