17 Eylül 2009 Perşembe

Yaşasın Masal Saati Volume 5: Üç küçük abdest













Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde diye devam eden hepimizin ezbere bildiği klasik girizgahtan sonra, bir kurbağa varmış. Bu kurbağanın adı ise Kermit'miş. İşin garibi Kermit aslında bir kurbağa değil koskoca bir ülkenin prensiymiş. Yoldan geçen, büyücü olduğunu bilmediği fakir ve yaşlı bir bayana "popomu öperseniz size 2 kese altın veririm" dedikten sonra, yaşlı bayanın poposunu öpmek için eğildiğinde yüzüne osurup eğlenmesinin ardından kurbağaya çevirilen bu prensin en büyük handikapı, bir kız tarafından öpülünce değil, yüzüne osurulunca prense dönüşmesiymiş.
Umutsuzca hayatına devam eden Kermit bir gün derenin kenarında devasal bir hatun görmüş. Bir dudağı yerde bi dudağı gökte, yüzünde 3kg 600gr makyaj malzemesi ve dere kenarı konseptinin dışında giydiği 300.000$ lık elbisesi ile gözleri yoran bu hatunun derdine derman olabileceğini düşünen Kermit, hemen yanına doğru gitmeye başlamış. Devasal hatuna 100mt kala bir de bakmış ki hatun çıplak sesi ile çile bülbülümü söylüyormuş. "Yahu bu nasıl bir ses ki buradan duyulur" diye içinden geçirdikten sonra yoluna devam etmiş ve devasal hatunun yanına gelmiş. Arkasından usul usul sokulmuş ve beklemeye başlamış. Devasal hatun derede kendini görüp, makyajını tazelemek istediği bir anda eğilince, gayri ihtiyarı osurmuş. Hayatının fırsatını yakaladığını düşünen Kermit, osuruğa doğru zıplasa da ne yazık ki prense değil, yarı prens-yarı kurbağa garip bi canlıya dönüşmüş . Çünkü osuran gerçek bir hatun değil Bülent Ersok'muş. Arkasındaki bu garip canlıyı gören Bülent Ersok, "aman allahım işte hayatımın erkeği, şu dudaklara bak, vantuzla beni prensim" deyince, zıplaya zıplaya kaçmaya başlayan Kermit'e, toprak yolda araba çarpmış ve oracıkta can vermiş.
Arabayla Kermit'e çarpan ise Michael Knight'tan başkası değilmiş. Michael Knight, hayatının aşkının can verdiğini gören ve "böyle ayrılık olmaz" adlı parçayı seslendirmeye başlayan Bülent Ersok'a, "sus be kadın, zaten Kitt'in öndeki ledler darmadağın oldu, bir de senle uğraşmayayım! Sen onu bunu bırak da, bana en yakın oto sanayi nerede onu tarif et" deyince, yoldan geçen Osmantan Erkıç'ın büyük tepkisini çekmiş. Yaptığı bir çok iğrenç espriyle sayısız canlının hayatına son veren Osmantan Erkıç, Michael Knight'a da acımayarak, "bu iş içime sindi, dışıma barbi" deyince zavallı adamcağız orada can vermiş. Michael Knight'ın kolundaki saati çalıp Kitt'e hükmetmeye başlayan Osmantan Erkıç, Bülent Ersok'u da arabaya attığı gibi yol almaya başlamış ve sol dirseğini camdan çıkararak hava atmayı da ihmal etmemiş.
Arabanın arka koltuğundaki misafiri geç de olsa fark eden ikili bir de bakmışlar ki bu misafir Müslüm Pürses'miş. Teo-man 'in paramparça adlı şarkısına yeni bir klip çekmek için mekan olarak Kitt'i seçen Pürses, gördükleri karşısında şoka girmiş bir şekilde hareketsiz dururken birden bire ezan okumaya başlamış. Direksiyon hakimiyetini kaybeden Osmantan Erkıç, Kitt'i şaranpole yuvarlayınca, kolundaki saate "Kitt şaranpol moduna geç" demiş. Kitt'ten gelen "s.ktir lan, g.tünden mod uydurma" cevabını takiben edilen şehadetler sonucunda paramparça olan bu 3 güzide insanın cenaze namazları esnasında imamın sorduğu nasıl bilirdiniz sorusu karşısında zorlanan ahalinin içinden, yırtık iç çamaşırından fırlar gibi fırlayan Polat Alemdar, "iki kişinin bildiği sır değildir" diyerek cemaatin beynini sulandırmış.
Durumdan istifade eden İskender Büyük, sulanan beyinlere çip takarak bütün cemaati ele geçirip Polat ve ekibine saldırtınca, ortalık kan gölüne dönmüş. Gölde yüzerek hayatta kalmaya çalışan Polat, yakaladığı İskender'in karotis damarını kitleyerek etkisiz hale getirmiş. Olaylar durulduktan sonra da İskender'in üzerine tereyağı eriterek vahşi kurtlara servis etmiş. Servisten memnun kalan kurtlar ise, bahşiş olarak Hun türkü Tarkan'ı Polat'a vermişler.
Ekibine yaptığı bu müthiş takviyeyle adından çokça söz ettiren Polat, katıldığı bir canlı yayında canlı canlı gömülerek bir sihirbazlık gösterisine eşlik etmiş. Sihirbaz Sermet Erken çok yaşlandığından numarayı unutarak Polat'ın hayatını kaybetmesine neden olmuş. Stüdyodaki izleyiciler arasında şaşkınlığını gizleyemeyen Ajdar, ortamı yumuşatmak adına sahne alıp, "alirim senden tüm yetkimi" adlı parçasını seslendirince, tv başındakiler dahil herkes "şizotipal kişilik bozukluğu"na yakalanmış.
Olanlar sonrası ekibiyle müdahaleye gelen doktor-hakem Ahmet Fakar, baktı işin içinden çıkamıyor, bikini giymiş ve gündeme bomba gibi düşmüş. Bombanın etkisiyle karışan hava muhalefeti neticesinde, gökten, "tıkalı pisuvarlarda biriktikten sonra buharlaşan" üç küçük abdest düşmüş. Artık bu masalı okuyan kime denk gelirse bana haber versin, önlemimi alayım sevgili okurlar.

1 yorum:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails