18 Ağustos 2009 Salı

Aker-Ataberk ile YORUM ÇARKI
















Aker: İyi akşamlar sevgili okurlar. Hepiniz Yorum Çarkı'na hoş geldiniz.

Ataberk: Niye ilk siz konuşuyorsunuz Sayın Aker?

Aker: Bir dahakine de siz konuşursunuz Sayın Ataberk.

Ataberk: Unuturum sanıyorsanız yanılıyorsunuz, gözüm üstünüzde.

Aker: Cep telefonunuza alarm girin.

Ataberk: Girdim bile. İyi akşamlar herkese.

Aker: Bugünkü tartışmamızın konusunu da siz söyleyin hak geçmesin.

Ataberk: Peki ama yinede bir dahakine ben başlayacağım.

Aker: Tartışma konusunu da ben söyleceğim.

Ataberk: Efendim, bugünkü tartışma konumuz son zamanların en güncel konularından olan, "Konya'da bodur muz üretiminine başlanması tarımsal bir milat mıdır?

Aker: Bence milattır sevgili okurlar. "M.S 2008 yılında Konya'da bodur muz yetişecek" deseler, anüsümle gülerdim. Konya'da bodur muz yetiştikten sonra ülke olarak özgüvenimiz yerine geldi bence. Avrupa birliği de buna kayıtsız kalamaz, bizi seneye Iğdır'da ananas yetiştirir yetiştirmez tam üye yaparlar diye düşünüyorum. Bartın'da avokado yetiştirmemiz IMF de kredi notumuzu da yükseltebilir.

Ataberk: Tahmin etmesi zor olmasa gerek, şahsen aynı görüşte değilim. Nüfus kütüğü Konya'nın Şıhalamanrecepağa köyüne kayıtlı biri olarak kendimi bu tartışmanın öncü safı olarak görmekteyim. Ayrıca ben sosyal konulara oldukça duyarlı bir vatandaşım. Bu yüzdendir ki, her milli bayramda hatta her dini bayramda, evimi kaymakamlık binasına çevirircesine bayraklarla donatırım.
Konya'da bodur muz üretimine geçilmesi de benim için bir milat değildir ama kutlanması gereken bir zirai bayramdır. O yüzden Konya'da bodur muz üretimine başlandığı gün evimizin dört bir yanını bayraklarla donattım yine. Ama bu kez T.C.ye ait bir kaymakamlık binası gibi değil, bir muz cumhuriyetinin kaymakamlık binasına benzedi.
Bir de ben ilkokulda Konya'da okurken, beslenme çantamıza muz koyamazdık. Çünkü "Alan var alamayan var, arkadaşların özenir bir yerleri şişer" felsefesi ile büyüdük biz. Türkiye'nin buğday ambarı Konya'da olduğumuz için hamur işi bir şeyler yediğimiz zaman hiçbir arkadaşımızın bir yeri şişmezdi, çünkü buğdaya, una erişim çok kolaydı. Konya'da okuyan bebelerin beslenme saatinde muz yiyebilecek olma ihtimalleri bile beni çok duygulandırıyor.
Buna istinaden, artık muz bile yetişiyorsa Konya ovasında; ben oraya Konya demem, Kenya derim.

Aker: Hakiki ve öz be öz bir Konya'lıdan bunları duymak beni hem gururlandırdı hem de duygulandırdı ama hala milat olduğu hakkındaki görüşlerim değişmedi.Tartışmanın kalitesi de bir o kadar sevindirici.
Bence muzun ilk yetiştiği günü,Konya'ya özgü bir "Muzi" takvim yapıp "Anamur" ayının ilk günü olarak belirlemeliyiz. Hatta Konya'da resmi tatil ilan etmeliyiz bu günü. İlk yıl da "maymun yılı" olmalı. Yerli malı haftası tadında elimizde muzlarla Konya sokaklarını doldurmalıyız her sene. 10-9-8-7-6... şeklinde geriye doğru sayıp hep bir ağızdan aynı anda muzlarımızı ısırıp akabinde birbirimize sarılmalı ve öpmeliyiz. Muzları çiğnedikten sonra ağzımızı açıp birbirimize göstermeli, akabinde kahkahalar atmalıyız.
Daha sonra da Muzi to Hicri, Muzi to Miladi, ve Muzi to Rumi converter'lar yapıp google da aratıp bulmalıyız. Ülke reklamı açısından da bu tür bilimsel çalışmalar çok faydalı olur kanaatindeyim. Böylece tüm dünyaca kabul görmüş bir milat edinmiş olur, çok değerli Konya halkı.

Ataberk: Muzi takvime göre Anamur ayının ilk gününün Konya'da her yıl şenliklerle kutlanması Konya'nın yerli halkını eminim çok mutlu edecektir. Bu projeniz biz etliekmek kafalıları çok duygulandırdı gerçekten. Bodur muz şenliklerinin organizasyon komitesinde bizzat yer almayı da düşünmekteyim. Ayrıca hep bir ağızdan muzlarımızı ısırırken, Ajdar'ın "Çikita Muz" parçasını Konya'nın pek değerli ozanı Kör Ahmet cover'ıyla dinlemenin halkın galeyanını daha da artıracağını düşünüyorum.
Ancak tüm bu etkinlikler Konya'nın atmosferine hoş bir seda, bir tatlı huzur, hatta bir günlüğüne de olsa ılıman bir iklim getirse de güzel bir anı olmanın ötesine gidemeyecektir. Bodur muz şenlikleri büyük coşkuyla kutlanacak, kabız olana kadar muz yenilecek; ancak şenliklerin bitiminde yerli halk tekrar hayatlarının anlamı olan etliekmeğe dönecektir, bodur muz ile tüm yaşanmışlıklar bir anda unutulacaktır. Kim bilir belki de şenlikleri takip eden birkaç hafta içerisinde, arka sokaklarda şarap içen birkaç felsefeci “Muzun boyu mu işlevi mi?” diye tartışacaktır bazı geceler. Ancak ertesi sabah kaldırım kenarlarında muz kabuklarıyla uyanmak onlara hiçbir şey çağrıştırmayacaktır. Ayrıca, Konya halkının İmamullah Maymun Efendi'nin tek bir fetvası ile Muzi takvime göre bir dahaki Anamur ayına kadar muz orucu tutacaklarına da kalıbımı basarım. Bodur muz üretiminin bir milat olması için, Konya'lıların kafalarındaki etliekmek oranının bir nebze olsun düşmesi gerekmektedir. Halkımız belki eskisinden daha çok muz yiyecektir yemesine, ama yedikleri beş muzdan ikisinde, etliekmeği düşleyeceklerdir.
Lütfen Konya'da bodur muz üretimini bir milat olarak nitelendirmeden önce Konya'daki etliekmek realitesi irdeleyin. Kanımca etliekmek realitesi nedeniyle, Muzi takvimin Anamur ayının ilk günü, zirai bir bayram olmanın ötesine gidemeyecektir Sayın Aker.

Aker:Şimdi Sayın Ataberk, büyük bir çelişki içerisinde bulunduğunuzu görmekteyim üzülerek. Muzi takvime göre Anamur ayının ilk gününün Konya'da her yıl şenliklerle kutlanması, sadece ve sadece Konya'da bodur muz üretiminin başlangıcının "milat" olarak kabul edilmesi ile mümkün olmaktadır. Zirai bayramlara özel, takvim ile zaman tasarımı, ne yazık ki mümkün değildir.
Yıllarca etliekmek hegemonyası altında ezilmiş Konya halkının böyle bir milada herkesten çok ihtiyacı olduğunu düşünmekteyim. Etliekmek bağımlılığı, ilk başlarda yıkılması zor bir tabu gibi görünse de, muz meyvesi Konya toplumunca en çok özlenen, beklenen ve hayali kurulan meyve olma özelliğini taşımaktadır. Burunlarından fışkırana kadar doyasıya muz yemek ve doyuma ulaştığında, bu nimetle çeşitli şakalar yapmak, bütün Konya halkının uzun bir süredir düşlediği rüyanın ta kendisidir. Makina Mühendisi değerli arkadaşım ve meslektaşım Ajdar'ın olağanüstü eseri "çikita muz" parçasını her duyduğunda ağlayan anaların göz yaşları dinsin artık.Bize de tarihini atmak düşsün.
Diğer yandan, bu milat Konya'nın yurtdışına açılmasına ve birçok tropik memleketle olan ilişkilerini güçlendirmesinde de önemli rol oynayacaktır diye düşünmekten kendimi alamıyorum. "Banana Brotherhood", niye Konya'nın önderliğinde kurulmuş, dünyanın çeşitli memleketlerini bir araya getiren ve muzun kabuğu altında toplayan bir örgüt olmasın? Büyük düşünün Sayın Ataberk, unutmayınız ki Mustafa Kemal "ben muzun, bodur,yumuşak ve yerlisini severim" sözünü Konya kongresinde söylemiştir. Burası bir muz cumhuriyeti değil Türkiye Cumhuriyetidir. Ne mutlu Türküm diyene! Özür dilerim, milli duygularıma hakim olamayıp, az da olsa konu dışına taştım zannedersem.

Ataberk: Bakın Sayın Aker, sorarım size, miladi takvimi kullanırken dini bayramları ve kandilleri hicri takvime göre kutlamak mümkünken; muzi takvime göre bir zirai bayram kutlamak neden mümkün olmasın?
Bir diğer yandan da, muz etliekmeğin yerini kesinlikle tutamaz Sayın Aker. Konya’da bodur muz üretimi başladı diye etliekmekçiler kapanacak, yerine waffle'cılar mı açılacak sanırsınız?
Konya’nın yerli halkına “Bodur muz üretimi milattır.” demek, kaşık havasında coşan bu halka “Kalkın bundan gayrı Unga-Bunga dansı yapacaksınız” demektir. Ayrıca, "etliekmeksiz kalmış bir Konyalı'nın, hayat damarlarından biri kopmuş" demektir.
İşte tüm bu mühim sebeplerden ötürü, bodur muz üretimi bir milat yaratamaz. Bırakalım halk şenliklerde doyasıya muz yesin, muz kabuğuyla “Len bahın hele!!! Recep’in ayyaaaanın altına muz gabuuunu goydum, düşeeceeh şimcik” diye esprilerler yapsın. O günü düşündükçe de bir tatlı huzur dolsun içleri. "Banana Brotherhood" falan yalan olur, tuzla muz olur o örgüt. Emperyalizmin oyunu bunlar, kandırmayalım halkı Sayın Aker, lütfen…

Aker: Aman çok biliyorsun sen Allah'ın Konya'lısı, çakma lahmacunobur, cadı Sila kılıklı. Al(şak)! milat olmazmış al(şak)! Muzu 18 yaşında görürsen olacağı bu tabii. Çizgimden çıkmayayım diye çok gayret ettim ama bu nah senin şerefine Ataberk, al(şak)!

Ataberk: Hadi be, sen de! Hayatında bi kere bile Konya Ovası’nı görmemişsin atıp tutuyorsun. Sen 18'inden önce muzu gördün de noldu? Yok milatmış da, yok Banana Brotherhood’muş da. Kime ne Banana Brotherhood’dan , Aker’in hayali cemiyeti olur o anca. Al sana gerçek öz be öz memleket mahsulü; Al(şlak)! Yürü git ya, gözüm görmesin madrabaz. Ama yok dur gitme, bak ne unutmuşsun, bırakma stüdyoda çalarlar, bu da promosyonu: Al(şlak)!

Aker: Görmemişin muzu olmuş, kabuğuyla yemiş sevgili okurlar. Bu cahille oturdum insan diye konuşuyorum sizin için. Medeniyetin beşiği Konya Ovası sanki. Ama en taze otlar orda sen de haklısın. Şeytan diyor, tut saçından vur masaya.

Ataberk: Taze otlar orada evet, gel sen de ye de zihnin açılsın etobur. Seninle tartışanda kabahat medeniyetsiz, bir bayana nah çekilir mi? Hele bir vur, tırnaklarımla kazırım o memenetsiz suratını.

Aker: Nahı çekeceğim kişinin dili,dini,ırkı, cinsiyeti beni bağlamaz. Asıl sen kadın başına nah çekmeye utanmıyor musun, küçücük eller, narin parmaklarla, yakıştı mı?

Ataberk: Sana az bile, bileğimi yalayıp çekeceğim biraz daha konuşursan.

Aker: Sevgili okurlar biz en iyisi programı kapatalım, genel izleyici prosedüründen bayağı bir uzaklaştık.

Ataberk: O başlattı sevgili okurlar hepiniz gördünüz.

Aker: Koş müdüre söyle, gerizekalı.

Ataberk: Sen git velin gelsin, spastik öküz.

Aker: Angut.

Ataberk: Dangalak.

Aker: İyi akşamlar.

Ataberk: İyi akşamlar.

2 yorum:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails