26 Aralık 2013 Perşembe

ASB KÜLTÜR: Aşkın, Tutkunun, İhtirasın Festivali; TangaFest




Sevgili ASB okurları merhaba. Uzun süren bir ayrılıktan sonra blogumuzda yeni bir bölüm ile beraberiz. Sanatsal ve kültürel gelişmeleri takip edeceğimiz bu bölümümüzün adı ASB KÜLTÜR. Dilerseniz hiç vakit kaybetmeden, sizlerle paylaşacağımız ilk kültür aktivitemiz hakkında sevgili konuklarımız ile sohbete başlayalım.

Sunucu: Erman ve Eray beyler merhabalar, hoşgeldiniz.

Erman: Merhaba efendim.

Eray: Merhaba canım.

Sunucu: Türkiye'de ilk defa düzenlenecek olan Tangafest projesi ile ilgili neler söylemek istersiniz. Erman Bey, öncelikle proje sahibi olarak sizden alalım düşüncelerinizi.

Erman: Hay hay efendim. Tangafest'ten bahsetmeden önce bu festivali anlamak adına müsade ederseniz biraz felsefesinden bahsetmek istiyorum.

Sunucu: Pek tabii buyurun.

Erman: Efendim, tüm erkek okurlarımızın dimağlarında ve gönüllerinde yer etmiş, vazgeçilmezleri olmuş, adına şarkılar bestelenmiş, methiyeler düzülmüş, fiyat performans şampiyonu, kendisi küçük etkisi büyük olan, aşk, şehvet, ihtiras, tutku, testosteron ve libido abidesi nedir desem sizlere, aklınıza ilk ne gelir? Tabii ki Tanga...
İşte ben de bu noktadan yola çıkarak, bir bütünü en arzulu, en seksi ve en ateşli şekilde iki eşit parçaya ayıran bu nadide tekstil mühendisliği harikasına gereken saygıyı göstermemiz gerektiğini düşündüm ve kolları sıvadım.

Kollarımı sıvadıktan hemen sonra elime kalemi aldım ve gönlümden kağıda doğru şu dizeleri döktüm.

Bir Tangasın Sen...


Sen erkeğin mehtabısın, güneşisin,
Sen totonun vezgeçilmez bir eşisin,

Bir tangasın sen, iki lobu ayıran,
Dantelleriyle, yürekleri hoplatan,

Ruhum senin, aklım senin, beynim senin,
Yıllar geçse de, değişmez ki kalbi seksin,

Bir tangasın sen, iki lobu ayıran,
Dantelleriyle, yürekleri hoplatan,

La la la la la...

Aralara kaçıversek seninle biz,
Bir gün elbet göte gelir bu ipimiz,

Bir tangasın sen, iki lobu ayıran,
Dantelleriyle, yürekleri hoplatan...


Sunucu: Gerçekten inanılmaz, tüylerim diken diken oldu.

Erman: Gerçekten de öyle. Ben bile inanamadım okuyunca. Tanga kadar narin, tanga kadar zarif ve tanga kadar ince mısralar oluştuğunu gördüm kağıtta. Bir festival düzenlemeye ve bu şarkı eşliğinde kendimizden geçmeye karar verdim. Sonrasında Eray'ı arayarak bu tip bir organizasyon düzenleyip düzenleyemeyeceğimizi sordum. Kendisi de Lucifer Belediyesi'nin desteğini alarak bir hayalin gerçek olmasını sağladı. Bir kez daha teşekkür ediyorum kendisine.

Eray: Estafurullah.

Erman: Eray Bey aslen tango eğitmenidir, bu yüzden temaya çok da uzak değil. Tango ve tanga unsurlarını sentezleyerek unutulmaz bir gece yaşatacak bizlere. Bu festivale özel olarak, hatıra olarak topladığım tangalardan oluşan bir koleksiyonu da katılımcılar ile paylaşacağım. Akıllardan silinmeyecek bir organizasyon olacağını düşünüyorum.

Sunucu: Gerçekten harika, peki bu organizasyona katılmak için gerekli şartlar nelerdir acaba Erman Bey?

Erman: Dilerseniz organizasyonun detaylarını Eray Bey den alalım.

Eray: Organizasyonumuza katılmak için 18 yaşından büyük bayan olmak, muhtarlıktan ikametgah örneği almak ve iç çamaşırı satan herhangi bir yerden siyah renk dışında bir tanga edinmek yeterli. Müracatların bizzat yapılması, yapılamaması halinde bir boy ve bir tangalı fotoğraf ile müracat edilmesi gerekli. Dans etmek isteyen arkadaşlar için temel seviye tango bilinmesi şart. Etmeyecekler arkadaşların ise tanga üzerine düşük bel pantolon giymeleri yeterli. Gecenin sonunda tangafest kraliçesi seçilecek olup kendisine altın tanga takdim edilecektir.

Erman: Sürpriz olacaktı ama söylemeden edemeyeceğim, Eray Bey organizasyon esnasında katılımcılar için yeni yayınlanan "30'lu Yaşlarıma Nes Kimi Taşıdım?" adlı kitabını imzalayacak. Bunun müjdesini de vermiş olalım.

Sunucu: Gerçekten de unutulmayacak bir organizasyon gibi görünüyor. Geldiğiniz için çok teşekkürler. Erman ve Eray Beyler bugün bizlerleydi sevgili okurlar. Bursa Suare'de 31 Aralık gecesi saat 10 da başlayacak olan bu kültürel aktiviteye katılmak için acele edin, çünkü kontenjan sınırlı sayıda.

Erman: Biz teşekkür ederiz, herkese tangalı günler.

Eray: Tangayla kalın. 

Bitiş fon müziği: Tanga de Janeiro...

19 Haziran 2013 Çarşamba

WC Diaries


Sunucu: Merhaba sevgili ASB takipçileri, uzun bir aradan sonra tekrar beraberiz. Bugünkü konuğumuz WC Diaries adlı, dünyada 28 ülkede bestseller olmuş kitabın yazarı, sosyolog, Erman Aker. Hoşgeldiniz Erman Bey.
 Erman: Hoşbulduk efendim.
 Sunucu: Lafı dolandırmadan direkt konuya girmek istiyorum. Bize biraz kitabınızdan bahsedebilir misiniz acaba? Hala okumayanlar varsa bir fikir sahibi olabilir böylelikle.
 Erman: Tabii ki, efendim, bu kitap insanlığın ve insan olmanın en önemli parametrelerinden biri olan dışkılama üzerine derlenmiş, ve tuvalet realitesini apaçık gözler önüne sermek amaçlı kaleme alınmıştır. İnsan ömrünün ortalama 3, maksimum 10 yılının tuvalette geçtiği bilimsel araştırmalar neticesinde ortaya konulmuştur. Bu süre zarfında neler yaşadığımıza vurgu yaptığım bu kitapta özellikle “tuvalet” konseptini irdelemiş, banyo ve türevlerini bu konseptin dışarısında bırakmışımdır.
 Sunucu: Gerçekten çok ilginç bir yaklaşım. Tuvalet denince size ne ifade ediyor acaba?
 Erman: Tuvalet… Kah işedik, kah osurduk-sıçtık tuvaletlerde. Kah adet gördük, kah mastürbasyon yaptık. Özelimizdir tuvaletler bizim, namahremimizdir. Savunmasızızdır tuvaletlerde, bir başınayızdır. En derin düşüncelere en yüksek konsantrasyonla daldığımız yerdir orası, kendimizle baş başa kaldığımız…
 Sunucu: Gerçekten de öyle, peki tuvaletin sosyolojik boyutunda neler söylemek istersiniz?
 Erman: Efendim, tuvaletler net olarak, ala turka ve ala franga olmak üzere ikiye ayırılırlar. İkisini farklı potansiyeller ile değerlendirmek lazım gelir. Çünkü iki farklı dünyadır oralar, farklı şeyler yaşanır farklı duygularla. Dilerseniz kısaca ala turka tuvaletlerden bahsedelim.
 Sunucu: Pek tabii.
 Erman: Ala turka tuvalet zorludur, yüksek kondisyon ister, vücutta adrenalin hormonu salgılanmasına neden olur. Adeta bir survivor oyunudur. Tırtıklı mermer yüzeyde dengede kalabilmek, ve bunu yaparken sıçratmadan işemek-sıçmak gerçekten meşakkatlidir. Dışkılama pozisyonu gereği hızlı dışkılarsınız, ancak bu kısa süre bile size çok uzun gelebilir, özellikle yere değmemesi için büyük çaba sarf etmek zorunda olduğunuz mont-kaban ve türevleri uzun üst giyim ürünleri ile dışkılamaya çalışırsanız.
Blop sesi geldiği anda deliği tutturduğunuz mesajını alır, kısa ama haklı bir mutluluk yaşarsınız. Bayanların daha avantajlı olduğu bu tuvaletlerde işemek erkekler için hiç de kolay değildir. Farklı penis tiplerinde bir çok farklı sıçratma senaryosu gözlemlenmektedir. En çok pantolon paçalarının ve hatalı indirilmeden ötürü penis hizasında kalan pantolonların kıç bölgelerinin etkilendiği işeme faaliyeti, büyük sorunlara neden olabilme potansiyeline sahiptir.
Vücut ağırlığının hafif öne verilmesi gereken bu tuvaletlerde, uzun süreler kalınması veya vücudun yük dağılımının doğru yapılamaması durumunda kendi sıçtığınız boka oturmanız işten bile değildir. Bacaklardaki kan dolaşımın etkilenmesi, karıncalanma, bu sebepler kaynaklı terleme ve uzun süre gerdirilen anüste zorlanma gibi durumlar hep bu yanlışlıkların sonuçlarıdır. Plastik maşrapa, kahverengi plastik terlik ve ucunda kesilmiş hortum bulunan musluk ise ala turka tuvaleti, ala turka tuvalet yapan diğer önemli öğelerdir. En çok dikkat edilmesi gerek nokta ise ishal durumudur. İshal durumunda ben şahsen ala turka tuvaletlerin kullanımını tasvip etmiyorum. Yüksek sıçratma riski olduğundan çok zorda kalınması durumunda birden bırakılmamalı , anüs kesidi belirli oranda açılıp debi kontrollü sıçma yapılmalıdır.
 Sunucu: Peki ya ala franga tuvaletler?
 Erman: Ala franga tuvaletler, çöldeki bir vahadır adeta. Rahattır, konforludur, dışkılamayı bir zevk haline getirir. Handikapları yok mudur? Tabii ki vardır. Sıçtığınız bokun suya düşmesiyle beraber yukarıya doğru fırlayan su damlaları en çok etkilenilen durumdur mesela. Makat bölgesine sıçramaları o kadar da sorun olmamakla beraber, anüs çevresindeki hassas dokuya ulaşmaları durumu gerçekten de çok ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Soğukluk sebebiyle irkilme, insanın içinin bir hoş olması, kendini kötü hissetme, hatta ve hatta tekrarlaması durumunda özellikle erkeklerde eşcinselliğe kadar uzanabilecek bir tetiklemeye sebep olabilmektedir. Bunun yanında götleri büyük olanlar için taharet musluğu da büyük tehlike arz eder. Ani değmeler aynen yukarıda saydıklarıma neden olmakla beraber, klozete ilk oturmada ve yerleşme esnasında temasta, “çatal” diye tabir ettiğimiz bölgeden başlayıp anüse kadar devam eden yolda da ciddi tahribata neden teşkil edebilmektedir. Taharet musluğundan akan suyun tazziğini de unutmamak lazım tabii, yüksek basınçta su da bu anlattığım durumlara sebebiyet verebilir, hatta çok yüksek basınçlarda anüs ve çevresinde yırtıklara neden olabilir.
Ala franga tuvaletlerde dışkılama süresi uzundur, ala turka tuvaletlere göre de tuvalet kağıdı kullanımı fazladır mesela. Sebebi göt loblarımız arasındaki açıyı ala turka tuvaletlerde olduğu gibi yüksek derecelerde açamamamız, bunun sebebiyle de bokun daha çok yüzey alanına bulaşmasıdır. Taharet musluğu avantajı olsa da pek tabii taharet süresi de doğru orantılı olarak uzun olmaktadır. Bir de son zamanlarda özellikle umumi ala franga tuvaletlerde hijyen sağlamak amacıyla kullanılmaya başlanan klozet kağıtları var. Hijyen açısından işe yaramakla beraber, ortasındaki bölümü ana geometriye zarar vermeden düzgün bir şekilde yırtmaya çalışmak çoğu zaman insan psikolojisini bozabiliyor. Dışkıladıktan sonra kalkarken götünüze yapışması da cabası. Ama yine de kullanılmalı diye düşünüyorum. Erkekler için bir iyileştirme yapılıp penis hizasına klozetin içine doğru uzanan bir kısım eklenebilir. Zira penisler çoğu zaman klozetin ön iç kısmındaki seramiğe temas etmektedir ve  bu sebeple de hijyen açısından büyük risk altındalardır.
 Sunucu: Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz Erman Bey, son olarak okuyucularımız için bir şeyler söylemek ister misiniz acaba?
 Erman: Efendim, zor olduğunu biliyorum ama erkek okurlarımız lütfen ayakta işiyorlar ise klozetin kapağını kaldırsınlar, bayan okurlarımız da adet gördükleri pedlerini klozete atmasınlar. Alafranga tuvaletlerde kullanılan kahverengi terliklerin ve ala turka tuvaletlerde yere serilen minik halıların ıslak olmamasına da özellikle dikkat edelim, çorap ile temas anlarında tarifsiz acılar çekiliyor. Hepinize basursuz, prostatsız günler diliyorum. Gönlünüzce işeyin, sıçın.
 Sunucu: Evet efendim bir programın daha sonuna geldik, WC Diaries’i sadece en seçkin kitapçılarda bulabileceğinizi hatırlatıp, bir dahaki programa kadar görüşmek dileğiyle esen kalın diyorum.

4 Haziran 2012 Pazartesi

BEYGIRL Yayın Hayatına Başladı!

Pek muhterem ASB okurlarım, hepinize kucak dolusu sevgiler, saygılar, hürmetler. Yaşadığınız üzere yaz gelmekte ve bayanlarımızın hali ne yazık ki içler acısı. Ama artık sorun değil, çünkü yepyeni dergimiz BEYGIRL yayın hayatına başladı. İlk sayısı ile yayın evlerine nükleer bomba gibi düşen BEYGIRL, çok kısa zamanda tiraj rekorlarını altüst edeceğe benziyor. Aslında bir boka da benzemiyor, okuyan okusun okumayan Ekim'de gelsin sevgili okurlar. Hepinizi yanaklarınızdan dudaklarınıza bakan kısımlarından öpüyorum.

14 Aralık 2011 Çarşamba

FANTAZİ-ROCK MÜZİĞİN PRENSİ ERMAN

ASB okurları müthiş bir müzik ziyafetine hazır olun. Fantazi-Rock müziğin prensi Erman veliahtı olarak gösterdiği Çuklat Tamer'e "en nadide eserim" dediği "Teletubby Diyarı" adlı parçasını vererek, Akerman Music Corp.'un üstlendiği albüm ile piyasaya bomba gibi bir giriş yapmasını sağladı. Uzun ve hummalı bir çalışma döneminin ardından bestesini yaptığı parçanın vokallerini tamamlayan Çuklat Tamer, "bu single benim için gerçekten çok önemli, öyle ki bitirebilmek için son 2 haftadır tuvalete dahi gitmiyorum" diyerek daha ilk günden akıllarda soru işaretleri bıraktı. Prens Erman ise konu hakkında, "Tamer çok yetenekli ve çok inandığım bir dostum, umarım bu parça kendisine uğurlu gelir, zaten geldi geldi, gelmedi...Kısmet tabi" şeklinde konuştu. Şimdi dilerseniz bu müthiş single ile sizleri baş başa bırakalım sevgili okurlar. Çuklat Tamer ve duygu yüklü single'ı Teletubby Diyarı.



TeleTubby Diyarı (Söz:Erman Aker, Beste-Seslendiren:Tamer Özsevim)

Her yer yeşil, alabildiğine çimeni
Güneşin içindeki bebek dağlar sinemi
Bi daha bi daha diye çıkarsam da göbeğimi
Renkler kamufle etmez teletubby kederimi

Benim makberim bu alaca diyar
Sahte gülücükler peluş ayılar
Sanırsın mesudum üzerimde ekranlar
Al canımı allahım doysun yapay topraklar

Pembe püre vay anam niranıdır midenin
Esiri oldum her daim aynı lanet repliklerin
Batarken güneş ardından tepelerin
Geldi elveda zamanı teletubbylerin

Teletubby diyarı...
Teletubby diyarı...
Acıların dergahı...
Teletubby diyarı...

2 Aralık 2011 Cuma

Tahtakale'den Mucize Ürünler: Ugg to Converse Converter Spray

Tahtakale'den herkese merhabalar sevgili okurlar. Bugün sizlere bahsedeceğimiz ürünümüz tamamen ithal olup, tanıtımı kısa zamanda tv'lerde de rastlayacağınız reklam videosu şeklinde yapılacaktır. Unutmayınız ki tahtakale sizi her zaman en iyi ürünlerle buluşturur.


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails